İçme Suyu Temizliğinde Nanoteknoloji

Yazar: sanalzade Tarih: 16 Aralık 2011

Türk Araştırmacılar, İçme suyu şebekelerinde miktarı tartışma konusu olan Arsenik kirliliğinin çözümü için Nanoteknolojik bir yöntem geliştirdi.

Haber, Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümü araştırmacılarınca geliştirilen ve dünya genelinde ilk olan yöntemde, bir saç telinin binde biri boyutundaki nano partiküller, moleküler baskılama tekniğiyle sulardaki ağır metalleri toplayarak dibe çökertiyor ve yeniden suya karışmasını engelliyor.
Türk araştırmacıların çalışması, doktora tezi olarak literatüre de geçti.

Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümü Başkanı ve Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Adil Denizli, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, renksiz ve kokusuz bir madde olan arseniğin tarihte ’’ideal zehir’’ olarak bilindiğini ve içme sularındaki en toksik madde olduğunu ifade etti.

Denizli; dünyada bir çok bölgede doğal olarak oluşan yeraltı sularındaki arsenik kirliliği nedeniyle çok sayıda insanın arsenik zehirlenmesi riskiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Adil Denizli, raporlara göre dünya genelinde Arjantin, Bangladeş, Şili, Çin, Macaristan, Hindistan, Meksika, Tayvan, Vietnam ve ABD’nin özellikle güneybatı eyaletlerinin risk altında olduğunu aktardı.

Arsenikte kanser Tehlikesi
Prof. Dr. Adil Denizli, Türkiye’de de özellikle batı bölgelerinde içme sularında arsenik için belirlenen maksimum kirletici düzeyinden daha yüksek miktarda arsenik derişimlerine rastlandığını bildirdi.

Denizli, arsenik miktarlarına ilişkin olarak, ’’Arsenik, içme suyuna büyük ölçüde mineral ve madenlerden karışır. Yer altı suları ve kuyu suları, topraktaki arseniğin çözünerek suya geçmesiyle yer üstü sularına göre daha yüksek oranda arsenik içerir. Bazı bölgelerdeki kayaların erozyonu sonucu akarsulardaki arsenik miktarı artar’’ diye konuştu.

21. yüzyıldan itibaren çeşitli sanayi kollarında kullanımı giderek artan ve yoğun kullanım nedeniyle şehirlerin içme suyuna da karışan arseniğin vücuda girdiğinde çok ciddi problemler yarattığını anlatan Denizli, “Arsenik, özellikle yumuşak dokularda birikiyor. Böbrek, mesane, akciğer, karaciğer ve deri kanserlerine neden oluyor. 300-400 mg/litre düzeyinde uzun dönemde mesane kanseri görülebiliyor” dedi.

Türk Araştırmacılardan Erseniğe Yeni Öneri
Prof. Dr. Denizli, doktora öğrencileri Veyis Karakoç ve Deniz Türkmen’in ortak çalışma konusu olan, ’’İçme Sularından Arsenik Uzaklaştırılması İçin Yeni Bir Strateji; Arsenik İyonları Baskılanmış Polimerler’’ isimli çalışmalarında moleküler baskılama yöntemiyle yalnızca arseniği tanıyan nano partiküller geliştirdiklerini bildirdi.

Denizli, çalışmalarına ilişkin şu bilgileri verdi:

“Son yıllarda içme sularından arseniğin uzaklaştırılmasına yönelik nanoteknolojik yaklaşımlar mevcut. Biz bu çalışmamızda arseniğin özellikle yer altı sularından uzaklaştırılması için arsenik tutma yeteneği olan manyetik özellikte polimerik nano partiküller sentezledik. Manyetik özellikleri nedeniyle polimerik nano partiküller kolayca kontrol edilip arseniği tutabiliyor. Bu pano partiküller arseniği topladıktan sonra yeniden suya karışımını da engelliyor.”

Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümü Başkanı ve Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Denizli, akıllı nano malzemeler olarak da adlandırılan bu manyetik nano parçacıkların arseniğin içme sularından uzaklaştırılması amacıyla kullanılabileceğini gösterdiklerini açıkladı.

Türkiye’de Kızılırmak suyunun Ankara’ya verilmesiyle gündeme gelen ve İzmir’in yer altı sularında arsenik kirliliğinin önemli boyutta tartışıldığını anımsatan Prof. Dr. Denizli, geliştirdikleri sistemle şehir şebeke sularından da arsenik uzaklaştırılmasının mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.

TRT Haber

Etiketler
Yorumlar

Hiç Yorum Yapılmamış!

Yorum yapmak ister misin?


Benzer Yazılar